-HER KARANLIĞIN BAĞRINDA BİR FECR SAKLI- "İM JEDEN DUNKELHEİT VERSTECKT EİN SONNENAUFGANG "

“MUTLU ÇOCUK” BU YAZIYI BABALAR MUTLAKA OKUMALI

 Anaokulundayız. Kapısından adımınızı attığınızda cıvıl cıvıl çocuk sesleri karşılar sizi. Gürültü, patırtıların arasında, minik ağızlardan çıkan Kur’an sesleri duyarsınız bazen. Bazen ise çocuksu bir şarkı.  Girdiğinizde buraya, onların dünyasına yaklaştığınızı hissedersiniz. Her bir çocuk ayrı bir dünyadır. Her biri keşfedilmeyi bekleyen bir alem… Ve her biri özel. Kimi daha da özel… Çevresine çok duyarlı miniklerimiz de var, kendine has bir dünya oluşturup onun dışındakilerle alakadar olmayanı da… Kimi anlatılanı hemen kaydeder, kimisi içinse farklı farklı yollar denenmesi gerekir. Hepsi çok değerlidir…

   Miniklerimizin arasında biri dikkatimi çekiyor çok zamandır.  Yüzünde gülümsemesi eksik olmayan, ‘Mutlu çocuk’ lakabını taktığımız öğrencimiz… ‘Baba’ kelimesi hiç ağzından düşmüyor bu yavrumuzun. “Babam dedi ki” , “Babamla şöyle yaptık”, “Babam…” diye devam ediyor genelde cümleleri. Her gün evine gitmeden önce sorar bize; “Öğretmenim, bugün acaba babam erken gelir mi?”

“İnşallah” deriz biz de gülümseyerek…

   Rabbimizin büyüklüğünden bahsediyorum derste. “Öğretmenim” diyor “Allah babamdan güçlü mü?” “Babanı da, seni de, beni de hepimizi Allah yarattı. O en büyük.” diyorum.  “Hımm” diyor bilmiş bir edayla. “O zaman en güçlü Allah, sonra da benim babam.”

   Büyüyünce ne olmak istediklerini soruyorum çocuklara. “Baba olacağım” diyor miniğimiz. “Tamam” diyorum “Ama polis mi, itfaiyeci mi, doktor mu hangisini seçmek istersin?” “Baba olacağım” diyor tekrardan. “Hem sakallarım da çıkacak o zaman…”

   Arkadaşının kırılan oyuncağını eline almış, onu teselli ediyor. “Benim de oyuncağım bir keresinde kırılmıştı ama babam tamir etti. İstersen götüreyim, babam tamir edebilir oyuncağını.”

   Her çocuk babasını sever. Her biri için babası çok güçlüdür. Ama bu yavrumuz bir masal, bir çizgi film kahramanından bahseder gibi bahsediyor babasından.

   Acaba babasıyla çok beraber olamıyor da hayal dünyasında kendince bir baba modeli mi oluşturmuş diye düşünüyorum. Merak ediyorum.

   Çocukların iç dünyalarını anlamanın, yüreklerinin derinliklerine inebilmenin en güzel yollarından biridir resimlerini incelemek. Resim kabiliyetinin yaşıtlarına göre daha ileri olduğunu fark ettiğimiz miniğimizin resimlerine bakıyorum.

   Uzun çöp bir adam. Gülümseyen ağzının altına kıvırcık şekiller çizmiş. Sakalları olmalı. Yanında iki küçük çocuk. Bunlar da kendisi ve kardeşi herhalde. Ellerinden tutmuş. Çocukların yüzlerinde kocaman bir gülümseme. Güneş çizmiş. Gözlerini ve gülümseyen ağzını da eklemiş. Bulutlar… Onları bile gülümsetmiş…

   Bir başka resim. Bir araba. Ön camında bir baş. Gülümsüyor, sakalları var yine. Arkada iki küçük kafa ve bir yuvarlağın çevrelediği bir baş daha. Annesi olmalı. Hepsinin yüzünde yine bir gülümseme…

   Bir başkasında annesi de dahil hepsinin elinde ayrı ayrı uçurtma…

   Bir diğer resim… Büyük bir cami… Caminin önünde kardeşiyle beraber yine babasının elinden tutmuş. Kubbesinde caminin, göz ve gülümseyen bir ağız var. Yanıma çağırıyorum. Resmi göstererek “Camiler gülümser mi?” diye soruyorum. “Evet öğretmenim” diyor. “Babam namaz kılmaya giderken bizi de götürdüğü için çok mutlu olmuş.”

   Üzgün yüz içeren hiçbir resmi yok. Mutluluğunu yansıtabileceği her yere yansıtan öğrencimizin, duygularını kağıda bu kadar güzel dökmesi beni hayran bırakıyor. Ve sadece hayal dünyasıyla babasını bu kadar benimseyemeyeceği, babasının ciddi manada onunla ilgilendiği düşüncesi ben de daha ağır basıyor.

   Okul çıkışı annesiyle konuşuyoruz.

“Eşiniz çocuklarıyla çok ilgili bir baba herhalde?” diyorum.

“Evet” diyor. “Çok vakti yoktur ama evde olduğu sürece onlarla güzel ilgilenir. Genelde yoğun bir işi olmasına rağmen her bir fırsatı değerlendirmeye çalışır.”

  “Ne güzel” diyorum.

   Öğrencimizin okuldaki konuşmalarından, her gün evine gitmeden sorduğu sorudan bahsediyorum anneye. Aynı soruyu her gün o da cevaplamak zorunda kaldığını söylüyor tebessümle.

   Konuşmamızın sonunda “Okulun en mutlu, en pozitif öğrencisi biliyor musunuz? diyorum. “Bunda kendi yapısının yanı sıra sizinle ve babasıyla kurduğu güzel iletişimin etkisi olduğunu düşünüyorum.”

   Hak veriyor. Bu nimetin farkında olduğunu belirtiyor.

  “İnşallah büyüyüp genç olduğunda da devam eder bu diyalogları” diyorum.

   “İnşallah” diyor içten bir sesle. “Böyle dua ediyorum ben de.”

  O sırada yanımıza gelen miniğimiz annesine soruyor:

  “Anne, acaba bu gün babam erken gelir mi?”

  Bakışıyoruz. “İnşaallah” diyor tebessümle.

Yüzünde güller açıyor öğrencimizin. El sallarken bana,  gülümsüyor… Gülümsetiyor…

Ummu Nidal

http://muslumananneler.blogspot.com/2014/07/mutlu-cocuk.html#.U7Zfifl_tcs

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s