-HER KARANLIĞIN BAĞRINDA BİR FECR SAKLI- "İM JEDEN DUNKELHEİT VERSTECKT EİN SONNENAUFGANG "

“AYNI ANNEM GİBİ”

Kızının “Anne acıyoo!!!” demesiyle kendine geldi. Tararken saçlarını acıttığının farkına varmamıştı. Dalmıştı yine.

-Özür dilerim kızım,  dedi ve tokayla bağlamaya başladı taradığı saçlarını.

Annesi de acıtır mıydı acaba onun saçlarını tararken? Hiç hatırlamıyordu o yaşlarını. Ne zaman evlenmişti? Ne zaman çocukları olmuştu? Zaman ne çabuk geçiyordu.  Sanki hala oradan oraya koşturduğu gençliğindeydi. Bir kitabı bitirip diğerine başladığı,  sabah namazı sonraları uykuya direnirken oturduğu yerde uyuyup kaldığı,  dostunun elleriyle yokuşlar çıktığı,  “Haydi arkadaşlar yarışma yapıyoruz” diyerek başlattığı faaliyetleriyle, biraz delice, biraz edebi, biraz kırılgan. İşte o gençliği beyazlamaya başlamış saçlara bırakmıştı kendini. Ve ellerinde emanetler.

Unutmamak için aynı marşı tekrarlarken bulduğunda kendini, yüreğinde iz bırakan onca şeye nasıl rest çekebilirdi. Anneydi artık.  Başlangıcından geldiği yere kadar severek, üzülerek geçirdiği her an için ecir umut edebilirdi yalnızca. Bir yanda eşi diğer yanda çocuklarıyla o artık okyanuslarca derinliği içinde taşıyan bir anneydi. Bu kadar imkâna sahipken sabrı öğrenmesi gereken anneydi. Her kafadan ses çıkmasına rağmen iyi bir anne olması gereken bir anneydi. Kitaplarda okuduğu gibi olmuyordu ama. Daha benliğinde büyütmesi gereken çelimsiz bir anne vardı.

Annesinin otoriter olmaya çalışması,  babasının aceleciliği, annesinin tutumluluğu , babasının merhameti ve daha nice özellikleri beraberinde getirmişti anne olurken. Yuva kurmayı başarmak, onca insan ile güzel geçirebilmek, onca yükü taşıyabilmek ilk baslarda çok da farkında olmadığı anneliğe hazırlanmanın kolaylaştırıcı etkenlerindenmiş meğerse.

Her şeye rağmen dudak büküp kırıldığında eşine, çocuklaştığında yani “Bak sana şunu alacağım,  bak seni şuraya götüreceğim” denen çocuk gibi bir teselli bekleme hakkı olur muydu mesela?

Ya da bahçede durmadan çalışan karıncaları gören yavrusu, annesini hatırlar mı acaba? “Aaa aynı annem gibi hep çalışıyor” der miydi? Peki ya anne.. Karıncaları gördüğünde azmine azim katılır mıydı? Duasına dua?..

 Ummu İbrahim

http://muslumananneler.blogspot.com/2014/06/ayn-annem-gibi.html#.U7Zg8vl_tcs

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s