-HER KARANLIĞIN BAĞRINDA BİR FECR SAKLI- "İM JEDEN DUNKELHEİT VERSTECKT EİN SONNENAUFGANG "

Görsel

Arapça Bir Feryad:, Bağrı Yanık Bir Arabın Haykırışı: – Hallaaasu ahawaaat!!!!

aci

Sabah ezanları okunmak üzere arza… Vakitler yeniliklere gebe uyanıyor, yeni umutlarla yine, yeni bir gün başlıyor…

Sıcak yatağından kalkamayanlar yeniden yeniden sarılıyor sıcacık yorganlarına… Tam da bu ‘yatağın içine daha kuvvetle gömülme’’ ruh hali içerisinde, bir sesle irkiliyor uyuyan tüm tabiat ve  insan…Korkunç yıkılmalar, sonsuz bir feryad ve haykırış yırtıyor sabahın sükûtunu ve bozuyor sabahın bütün sessizliğini…

Arapça bir feryad:, bağrı yanık bir arabın haykırışı:

–         Hallaaasu ahawaaat!!!!

–         Hallaaasuuu ahawaaaat…!!! (Kardeşlerimi kurtaaarııınn!)

Adı: Ghassen Ahmad

Yaşı: Gençliğinin baharında.

Yer: Avrupa’nın tam da orta yerinde, teknolojinin anavatanı bir ülke.

Ghassen bir Müslüman, kendisi Iraklı, bir göçmen. Ya da siz mülteci mi diyorsunuz veya sığınmacı? Ne derseniz farketmez, kendi vatanından ayrılmış bir vatan evladı o..! İnsan işte Ghassen.. İnsan. Tüm insanlığın ortak duygularını yaşayan bir insan..

Sabahın bu kör vaktinde , bir caminin avlusunda, kendini tüm dünyevi elbiselerden soymuş, çırılçıplak haykıran bir adam işte Ghassen.

Seslere ve gürültüye uyanan bir insan kalabalığı pencerede ve genç adamın çığlıkları semada :

 – Hallaaasuuuu ahawaaaat(Kardeşlerimi kurtarın!)

 -Wa ayna antum!! (Siz nerdeeesiniiiz!!)

Çılgınca, anadan üryan oraya buraya koşturan bu adam, savaşta hergün yakınlarından birinin ölüm haberini alıyor kendisi.. O bir mülteci ama kalbi, hergün bomba sesleriyle uyanan vatanında.. Ve artık ölüm haberleri almaktan bıkmış ruhu daha fazla dayanamıyor.. Vatanında patlayan bombalar, bir sabah vakti O’nun ruhunda da eş zamanlı patlıyor…Bu patlama yakınlarını ondan aldığı gibi, aklını da alıp götürüyor…

Savaşın karanlığında insan zihni.. Sokaklarda kopmuş ceset parçaları.. Kimin bacağı kimde ve bu parça hangi cesede ait? Oluk oluk akan kanlar…Kurşunlanmış cesetler…Kafasından infaz edilmiş adamlar…Tecavüze uğramış kadınlar…Toprağı bekleyen insan yığınları… Kan kokan bir hava…Yazarken, konuşurken hatta düşüncesi bile tüylerimizi diken diken eden, iç burkan manzaralar… İç alemimizde hüzün yığınları ve kalbimizin paramparça olduğunun resmidir bu..

Ya anasının yanı başında ölü mü canlı mı olduğunu anlamadan bakan 3 yaşındaki NUR ne yapsın.? Babasının cesedini öpen çocuk..? Onlarca ölmüş insanı sıraya koyan beyin..? Ya da koklamaya kıyamadığı, minicik bebeğinin kafası koparılmış halini gören anne…? ‘Erkekler ağlamaz’ genellemesini bozan, ciğer parçalayan erkeklerin feryadı..? Anne karnında cenine bile kurşun sıkan zihniyet..? Sokaklar kan gölü ve başka yeni kanlarla yıkanıyor sokaklar…Cesetler gömülüyor ve gömülen cesetlerin yerini yenileri alıyor.. Ve işte SURİYE… Yanıbaşımızda bir ülke…

Şimdi söyle bana: Hangi psikolog bu manzaralara şahit olan bir çocuğun ruh halini anlatabilir? Ve hangi ünlü fikir babasının teorisine göre açıklayabilir? Hangisi, bundan sonrası için mantıklı tavsiyelerde bulunabilir bu insanlara? Hangi siyasi/ politik yorum, Ghassen’in, Nur’un iç alemini çözebilir? Acının tarifini hangi akademik kelime hissettirebilir, acıyı bilmeyen kalplere?

Yine haberler ölü sayısını versin, haber (!) olarak … Politik (!) insanlar Suriye için, Filistin için politik teorilerini sunsun ekranlarda, farklı yorumlarını sıralasın, olmadı kavga etsin, terketsin tartışma mekanını, gündem konusu olsun…En güzel haberi kim yapar yarışına girsin gazeteler, gazeteciler birbirleriyle… Bu kavgalar içinde, bu kaostan nemalananlar olsun.. Ama bilsin ki Ghassen’in feryadı arşı titretiyor artık…Akan bu kadar kan sıcak yataklarındakileri de boğuyor artık…

‘Benim bir kalbim var diyenler’se sussun, sadece sussun ve yüreğine bassın kardeşini, hiç konuşmadan…Ve kardeşliğin sesini dinlesin…Suriyeli, Filistinli vesaire vesaire vesaire…….. demeden,düşünmeden sadece hissetsin: İnnemal müminine ihwatun. (=Muhakkak ki ve ancak ve sadece  inananlar kardeştir.)

NOT 1: SURİYE’de devrimin başlamasından bu yana, resmi rakamlara göre şehid düşen kardeşlerimizin sayısı: 45.857
Gayri resmi rakamlarla ilgili ise ‘Allahu alem’diyoruz sadece…

NOT 2: Ghassen’i merak edenler için ek bir bilgi: Polis kendisini battaniyelere sararak götürdü, sorguladı ve bilinen en son bilgi Akıl Hastanesi’nde olduğu yönündeydi..

Sevim Kozan

http://www.sutunhaber.com/makale/savas-meydanlari-ndan-aci-haykirislar–/

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s