-HER KARANLIĞIN BAĞRINDA BİR FECR SAKLI- "İM JEDEN DUNKELHEİT VERSTECKT EİN SONNENAUFGANG "

-İDEAL EĞİTİM 2 –

ERKEKLER NEDEN ERKEN ÖLÜR

Ahlak temelli yöntem islam eğitiminin esasıdır ve bu yöntem genelde aile yaşantısında başlar. İmam Gazzali konuya aşağıdaki alıntıdaki gibi bakar:

“Gazâlî’nin üzerinde önemle durduğu konulardan biri çocuk eğitimidir. Eğitimin en elverişli devresinin çocukluk çağı olduğunu, çocukların her türlü eğitime müsait olarak dünyaya geldiklerini, onların kalplerinin hayrı da şerri de kabule elverişli olarak yaratıldığını, anne ve babaların onları istedikleri doğrultuda yetiştirebileceklerini belirtir. Bu konuda Hz. Peygamber (SAV)’in şu hadisini zikreder: “Her çocuk fıtrat üzerine doğar. Sonra anne ve babası onu Yahudi, Hıristiyan, Mecusi yaparlar.

Gazâlî’ye göre çocuklar dünyaya geldiklerinde boş ve işlenmeye uygun bir levha gibidirler. Dolayısıyla çocuk, anne ve babanın yanında ilahî bir emanet olup, kalbi sâf bir cevherdir. Her türlü nakış ve suretten boş, nakşedilen her şeyi kabule müsait, kendisine müteveccih her şeye meyleder vaziyettedir. Kendisine iyilik telkin edilir ve iyi işler yaptırılırsa çocuk iyi bir insan olarak yetişir. Dünya ve ahirette saâdete ulaşır. Onu böyle yetiştiren, dolayısıyla onun böyle iyi bir insan olmasında katkısı bulunan anne-babası ile öğretmeni de sevabda ona ortak olurlar. İhmal edilirse, çocuk bedbaht ve helak olacağı gibi ebeveyni de bu vebalin altında kalır.

 Gazâlî’ye Göre Çocuk Eğitimi:

Gazâlî’ye göre çocuk eğitimi, daha çocuğun doğumuyla birlikte başlar. Çünkü anne ve babanın sahip olduğu kişilik çocuğun ileride sahip olacağı kişiliği üzerinde büyük bir fonksiyona sahiptir. Çocuğun iyi bir kişiliğe sahip olabilmesi için daha ilk günlerinde süt annesi olarak helâl yiyen, dindar, saliha bir kadın bulmak gereklidir.zira haramla meydana gelen sütle beslenen çocuğun vücudu temizliğini kaybeder ve kötü işlere meyleder. Çocuk altı-yedi yaşlarında iyiyi kötüden ayırabilecek bir seviyeye gelir. Bu durum çocukta utanma hissinin belirmesiyle anlaşılır. Çocuğun utanıp kendini büyüklerden sayarak bazı işlerini terketmesi, akıl nurunun parlamasına delalet eder. Bu sayede bazı şeylerin çirkinliğini farkeder ve onları yapmaktan utanır. Bu hâl ergenlik çağında akl-ı kâmilin müjdecisidir. Ancak utangaç bir çocuğu ihmal etmek doğru değildir. Onun hayasından faydalanmak terbiyesine önem vermek gerekir.

Gazâlî, çocuk eğitimi üzerinde özellikle ahlâki eğitim üzerinde hassasiyetle durmuş ve çocuğun çeşitli sahalarda nasıl eğitilebileceği konusunda görüşler ileri sürmüştür. Bu sahalardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

1. SOFRA ÂDÂBI

a. Çocuğa yemeye başlarken, besmele ile başlaması öğretilmeli, önünden ve sağ eliyle yemek yemeye alıştırılmalıdır.

b. Müşterek sofrada herkesten önce yemeye hücum etmemesi, ne yemeye, ne de başkasının yemeğine göz dikmemesi öğretilmelidir.  Bu sayede çocuk büyüklerine karşı saygıyı ve aç kaldığı zamanlarda sabrı öğrenecektir.

c. Oburluğun iyi bir şey olmadığı çocuğa anlatılmalıdır.

Başkasına yedirmenin sevgisi ona aşılanmalı ve sofraya gelen yemek ile ihtifa etmesi, iyisini aramaması gibi, bütün bu hususlar kendisine öğretilmelidir. Böylece çocuk daha sonraki yaşamında başkaları ile birlikte yaşadığının farkına varacak ve paylaşmayı, cömertliği öğrenecektir.

2. MÜKAFAT ve CEZA:

a. Çocuğun iyi bir hareketi görüldüğü zaman takdir ve taltif edilmeli, çocuğu sevindirecek şekilde ödüllendirmelidir.

b. Çocuğun kötü bir hareketi görülürse, bu durumda görmemezlikten gelmeli, gizli kusurlarını araştırıp teşhir etmemelidir.

c. Çocuk yaptığı kusuru gözlemek isterse, bunu tamamen görmemezlikten gelmek lazımdır. Aksi halde çocuk bu hususta cesaretlenir ve bu kusurunu tekrar yapmaya kalkışır. Duyulmasına artık aldırış etmez olur. Çünkü kusuru ortaya çıkarılan çocukta “nasıl olsa herkes biliyor düşüncesinde olacak, haya perdesi yırtılacak ve bu kusuru yapmaya devam edecektir.

d. Eğer çocuk bu hatalı hareketini tekrar ederse, gizlice tektir edilmeli, bunun zararları kendisine anlatılmalıdır. Bir daha kötülüğe dönmemesi kendisine tenbih edilmeli, bunun aksi halde nasıl rezil ve kepaze olacağı hatırlatılmalıdır. Gazâlî’nin de belirttiği gibi çocuk gizli bir şekilde uyarılmalıdır. Çünkü başkalarının yanında uyarı yapıldığı takdirde çocuğun gururu rencide olabilir ve uyaran kişiye karşı sevgi ve saygısını yitirebilir.

e. Çocuğa sık sık tekdir ve tâzirden de sakınmalıdır. Çünkü bu durum, çocuğu bu sözleri dinlememeye ve kötülükleri yapmaya tahrik eder. Dolayısıyla nasihatin tesirini de azaltır.

f. Baba çocuğuna karşı ağır davranmalı ve çok seyrek zamanlarda çocuğunu kınamalıdır. Anne ise çocuğunu babası ile korkutmalı, bu suretle kötülülerden alıkoymaya çalışmalıdır.

Her ne kadar Gazâlî bu düşünceye sahip ise de, biz bu konuda Gazâlî’nin görüşlerine katılmıyoruz. Babanın çocuğa ağır davranması halinde çocuk babasından soğuyacaktır. Halbuki çocuk ilk önce aile çevresinde yetişmekte ve anne-babasını örnek almaktadır. Anne-baba çocuğa hoşgörülü bir şeklide yaklaşmalıdır. Ancak burada şunu belirtmeliyiz ki çocuğa karşı hoşgörülü olmakla, onun şımarmasına imkan verecek bir tavır içinde olmak, aynı şeyler değildir.

Aşırı ve gereksiz hoşgörüden doğan şımarıklık, çocuk için oldukça zararlıdır. Çünkü çocuk, aşırı hoşgörülü ve şımarmasına imkan verilen bir ortamda yetişecek olursa, kendine olan güvenini yitirebileceği gibi, her istediğini zahmetsizce elde ettiği için, başka insanları, arzularının tatmini için bir araç olarak görmeye başlayacaktır. Bu ise, hem başkalarına hem de kendisine olan saygısını kaybetmesine yol açacaktır.

3. BEDEN EĞİTİMİ

a. Çocuğu mümkün olduğu kadar gündüz uykusundan alıkoymalıdır. Çünkü gündüz uykusu, tembellik getirir, fakat gece uykusuna mani olmamalıdır.

b. Etlerinin pekişmesi, vücudunun yağlanmaması için çocuk yumuşak döşekte yatırılmamalıdır. Aynı zamanda böyle zevk ile büyüyen çocuk bir daha sert döşeğe yatmak istemez ve zevke dalar.

c. Günün muayyen zamanlarında beden tâlimi ile alâkalı önemli hareketleri yapmalıdır. Aksi halde durgunluk, tembellik getirir.

d. Vücudunu açmaması, yürürken fazla koşmaması, ellerini fazla sallamaması kendisine öğretilmelidir.

4. TOPLUM ADÂBI

a. Çocuğa toplantılarda oturma âdabını da öğretmelidir. Mesela, çocuk sağa-sola tükürmemeli ve başkasının ağzına doğru esnemekten sakınmalıdır.

b. Mecliste kimsenin önüne geçip onu arkada bırakmamalı, ayaklarını birbiri üstüne atmamalı ve başını bir yere yaslamamalıdır.

c. Mecliste çok konuşmamalı, başkalarına da söz hakkı tanıması gerektiği kendisine bildirilmelidir.

d. Bulunduğu mecliste ilk sözü kendisi almamalı, başkası konuşurken onu dinlemeli, büyüklere yer vermeli ve onların karşısında hürmetle oturmalıdır.

e. İster yalan, ister doğru olsun, durup dururken yemin etmemeli ve buna daha çocuklukta alışmamalıdır. Bulunduğu mecliste ilk sözü kendisi almamalı, daha çok soruları cevaplandıracak şekilde konuşması kendisine söylenmelidir.”

Okul eğitimi hakkında ise:

5. OKUL EĞİTİMİ

a. Çocuk okulda Kur’an okumayı, geçmiş haberleri öğrenir. Bu sayede iyi ve kötü insanların ne şekilde oldukları hakkında bilgi sahibi olur.

b. Dersten sonra çocuğa, üzerindeki yorgunluğu atması için oyun oynama müsaadesi verilmelidir. Eğer çocuk oyundan men edilir ve yalnız derse bağlanırsa, basireti ölür, zekâsı kaybolur. Daima dertli ve sıkıntılı olur.hatta bu esaretten kurtulmak için hile yollarına başvurur.

c. Anne ile babasına, hocasına, hürmet etmesi ve saygılı olması çocuğun kendisine anlatılmalıdır. Akrabası olsun olmasın, büyüklere hürmet ve onlara karşı daima edebli olmak, onların karşısında oynayıp eğlenmemek kendisine öğretilmelidir.

Ayrıca çocuk, altı-yedi yaşlarına geldiği zaman taharet ve namaz ile emredilmeli, durumu müsait ise alışması bakımından Ramazan’ın bazı günlerinde oruç tutmakla emredilmelidir hırsızlık yapmak, haram yemenin kötülükleri, hıyânet, yalan ve çirkin sözler gibi fiil ve hareketlerin zararları kendisine öğretilmelidir.

Çocuk ergenlik çağına ulaştığı zaman ise, tüm bunların yasak edilmesinin sebepleri kendisine anlatılmalıdır. Çocuk ergenlik anına gelinceye kadar güzel terbiye edilmişse, ergenlik anında bu sözler kendisine etki eder. Oyma yazının taşta iz bıraktığı gibi, bu sözler de çocuğun kalbine yerleşir ve orada iz bırakır. Fakat daha önceki yaşlarda terbiye edilmezse, duvarın kuru toprağı kabul etmesi gibi, çocukta etkili olmaz.”(İmam Gazali’de Din Ve Ahlak Eğitimi-Ömer Yavaşça)

Bu metinler birer özet niteliğindedir.

Vesselam

 

http://www.sutunhaber.com/makale/ideal-egitim–2-/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s