-HER KARANLIĞIN BAĞRINDA BİR FECR SAKLI- "İM JEDEN DUNKELHEİT VERSTECKT EİN SONNENAUFGANG "

-Demokrasi ve Onun Mezhebi Olan Partiler ve Sistemler-

 demokrasi

Demokrasi ve onun mezhebi olan ve onu  ayakta tutup besleyen partiler, batıldır.

Mü’minin değişmeyen ilkesi şudur.

Bir şeyin hak olabilmesi için onun vahye dayanması esastır.

Dolayısıyla tüm beşeri (insan mahsulü olan,insanın nefsî seçimleriyle oluşturulan ) ideolojiler,sistemler,kurumlar,oluşumlar Vahye dayanmaz,beşeri hukuktan beslenirler ,Vahyin karşısındadırlar.

Ilımlı İslam politikalarıyla halkı uyuturlar ve insanlara devletin müsade ettiği kadar  bir din alanı sunarlar.

Bu yaşantıda ,Yüce Allah yerleri ve gökleri yaratmıştır ve bizi rızıklandırmaktadır ve ziyadesiyle de ona ibadetlerimiz sunarız.

Camileri doldurur ibadetlerimizle O’nu yüceltir,ramazanlarda toplu hatimler indirir,arkasından gönderme oruçları tutarız ,mevlidler okutur,türbe ziyaretlermizi yaparız ve

FAKAT!!!

İnandığımız bu Yüce Yaratıcı  yeryüzünün iktidarına ve yönetimine karışamaz.

Zira din  haşa kalpte ve vicdanda olup bitendir.

O haşa devletin yönetiminde söz sahibi olamaz,toplumun yaşantısında söz sahibi olamaz,eğitim hayatında söz sahibi olamaz,mahkemelerde söz sahibi olamaz .Ticari hayatın düzenlenmesinde söz sahibi olamaz….devletler arası münasebetlerde söz sahibi olamaz,hele hele demokrasinin ve laikliğin karşısında bir devlet ve siyasi yönetim şekli  olarak asla yer alamaz.

İşte bu insanlar, bu eylem ve davranışlarıyla “O yalnız bizim belirlediğimiz alanların Rabbidir derler” de Uluhiyyet ve Rububiyyet alanında Yüce Allah’ı en çok gazaplandıracak amellerin bu olduğu gerçeğini görmezler veya görmek istemezler.

İşte  bugün  bu siyasi zihniyet ve oluşumlar ve sosyal hayatta yaygınlaştırılmak istenen bu düşünce , bugün İslam’ın anlaşılmasının ,onun bir bütün olarak yaşanmasının ,onun tekrar tüm Vahyî kuşatıcılığıyla yeniden  devlet olmasını engelleyen ve geciktiren en büyük âmillerden birisidir.

Müslümanların bugün de gündemde tutmaları gereken en mühim meseleleri de işte budur yani vuruldukları yerdir.

Dolayısıyla Müslümanların tüm caba ve gayretlerini sarf etmeleri gereken alan da işte bu alandır.

Bu alan;

“Yüce ALLAH’IN yeryüzündeki HAKKI…,Yüce ALLAH’IN yeryüzündeki HAKKININ ANLAŞILMASI”

değil bir devleti ,Hak ve adaletle tüm kainatı yönetebilecek bir gücü ve gerçeği içinde barındırmış olmasıdır.

Yüce ALLAH’A MUVAHHİD bir KUL olarak kalabilme ve yaşayabilmenin hakkıyla algılanabilmesidir.

Dolayısıyla bu temel  metodolojik ilkeler  oluşturulmadan  farklı alanlarda gösterilen çaba ve gayretler, elîm bir kaza geçiren ve hastaneye yetiştirilmesi gereken bir hastanın yanına oturup  saçını tarayıp süslemeye benzer.

İşte ,Yüce Kur’an’ın gündemini taşımayan tüm oluşumlar,gruplar,partiler  ve hareket metotları bizi cemaat olmaya değil cemadat olmaya götürür. Uzak ve yakın tarih bunun örnekleriyle doludur.

Bu değişmeyen Sünnetullah gerçeğidir.

Dolayısıyla çaba sarf edenler işte bu kutlu yolda çaba sarf etsinler.

“Çünkü Tevhid anlaşılmadan,vahdetin ne olduğu ve ne üzere olması gerektiği de anlaşılamaz.

Bu bağlamda ,Tevhid anlaşılmadan Yüce Allah’ın razı olacağı  bir kul olunamayacağı gibi ,Yüce Allah’ın razı ve insanların da mutlu olabileceği bir medeniyeti inşa etmekte asla mümkün olamaz.

“Yoksa onlar, cahiliyye kanunu [ile yönetilmek] mi istiyorlar? Halbuki, kalben mutmain olan insanlar için Allah’tan daha iyi kanun-koyucu olabilir mi?”  Mâide  / 50

 “Fecr Anasayfa”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s