-HER KARANLIĞIN BAĞRINDA BİR FECR SAKLI- "İM JEDEN DUNKELHEİT VERSTECKT EİN SONNENAUFGANG "

ÇOCUKLARA SAYGI GÖSTERMEK

ERKEKLER NEDEN ERKEN ÖLÜR

İslam dini çocukların kişiliğine önem vererek çocuklara saygı gösterilmesini emretmektedir.

Rasulullah Aleyhisselam   şöyle buyuruyor:

“Çocuklarınıza saygı gösterin ve onları iyi terbiye edin ki, Allah sizi affetsin.”

Hz. Ali’den (a.s) şöyle rivayet edilmektedir:

“İnsanların en alçağı başkalarına hakaret edendir.”

Rasul-i Ekrem  Aleyhisselam   her zaman ve her yerde çocuklara yumuşak davranır, şefkat gösterirdi. Bir yolculuktan döndüğünde çocuklar o hazreti karşılamaya koşarlardı. Rasulallah  Aleyhisselam  onları okşar, onlara ilgi gösterirdi. Daha sonra onlardan bir kaçını kendi bindiği hayvana bindirir, ashaba da diğerlerini bindirmelerini emreder ve bu halde şehre girerlerdi.

Çocuklara, hatta süt çocuklarına bile hakaret etmekten sakınırdı. Ümmulfazl der ki: Rasul-i Ekrem Aleyhisselam henüz süt çocuğu olan Hz. Hüseyin’i benden alarak kucakladı. Hz. Hüseyin (a.s) Resulullah’ın Aleyhisselam  elbisesini ıslattı. Ben kızarak Hüseyn’i Resulullah’tan Aleyhisselam   aldım. Bu arada Hüseyin ağladı. Bunun üzerine Rasulullah Aleyhisselam  bana şöyle buyurdu: “Ey Ümmulfazl! Biraz yavaş. Bu idrarı su temizler, ama Hüseyin’in kalbinden üzüntüyü ne giderebilir?”[3]

… Mektubunda şöyle yazıyor: Annem-babam bana değer vermiyorlardı. Sadece bana değer vermemekle kalmıyor, çoğu zaman hakaret bile ediyorlardı.

Beni işlerine katmıyorlardı, bir iş yapacak olsaydım hemen ona kusur bulurlardı. Başkalarının, hatta arkadaşlarımın karşısında bana hakaret ediyorlardı. Başkalarının yanında konuşmama müsaade etmiyorlardı. Bu yüzden her zaman düşüklük ve aşağılık hissine kapılıyordum. Kendimi değersiz ve fazla bir üye biliyordum. Şimdi, büyüdükten sonra bile hâlâ o durum devam ediyor.

Zor işler ve sorunlar karşısında kendimi güçsüz hissediyorum. Bir işi yapmaya karar veremiyorum. Kendi kendime diyorum ki: Benim görüşüm doğru değil, dolayısıyla, diğerlerinin bana görüşlerini belirtmeleri gerekir. Kendimi beceriksiz, bir işe yaramaz görüyorum.

Kendime güvenemiyorum, işleri yapmaya gücüm yetmiyor. Hatta arkadaşlarım arasında bile konuşmaya cüret edemiyorum ve bir şey konuşacak olsam da sonra pişman oluyorum, bir kaç saat sözlerimin doğru olup olmadığını, yerinde olup olmadığını düşünüyorum. Ben bu hususta anne-babamı sorumlu biliyorum. Evet; benim şahsiyetimi böyle tahrip eden onlardır.

Çocuklarının kişiliklerine ilgi duyan anne ve babalar sürekli onlara saygı göstermeli ve onlara kişilik vermelidirler. Çocuğa saygı göstermek, çocuğun kişiliğini eğitmenin önemli etkenlerinden birisi sayılmaktadır.

Kendisine saygı duyulan, kişilik verilen çocuk şahsiyetli ve kişilikli yetişir ve kendi şahsiyetini korumak için çirkin işlerden sakınır. Kendisine daha fazla ve daha iyi saygı duyulması için iyi işler yaparak şahsiyetini diğerlerinin gözünde daha yüceltmek ve daha bir mükemmelleştirmek ister.

Anne ve babasının saygı duyduğu çocuk onların hareketlerini taklit eder, diğerlerine, anne ve babasına saygı gösterir. Çocuk, kendi şahsiyetine ilgi duyan, hakaret ve küçümsenmeden nefret eden küçük bir insandır.

Anne ve baba, çocuğa hakaret eder, onu küçümserlerse onlara karşı kin besler, er-geç onlara karşı isyan ederek intikam alır. Ne yazık ki, sayıları az olmayan cahil anne ve babalar, çocuğa saygı duymanın, onu eğitmekle ve kendi babalıklarıyla uyuşmadığını sanmaktalar. Böyle insanlar derler ki: “Çocuğa saygı gösterirsek şımarır ve bize karşı saygısızlık eder.” Çocuğa saygı ve ilgi göstermemeyi bir nevi terbiye sanırlar ve böylece onların şahsiyetlerini yıkıp şahsiyetsizlik ve alçaklığı onlara aşılarlar.

Oysa bu metot, eğitim adına yapılan büyük hatalardan biridir. Çocuklara saygı, anne ve babayı çocuğun gözünde düşürmeyecek, aksine, onlarda kişilik ve yücelik ruhunu eğitecek.

 Çocuk o küçüklüğüne rağmen anne ve babasının onu bir insan bildiklerini, kendisine değer ve kişilik verdiklerini anlar. Dolayısıyla, kişiliğinin saygınlığının korun-ması için toplumun sevmediği işlerden sakınmaya çalışır.

Ne yazık ki toplumumuz, çocuklara gerektiği kadar saygı duymamaktadır. Örneğin: Misafirliklerde, genelde çocuklar anne ve babaların asalaklarıdır; resmen davet edilmezler.

Onların yeri aşağıda ve kapının eşiğindedir. Onlar için özel tabak, çatal, bıçak ayrılmaz.

Giriş ve çıkışlarda hiç kimse onlara saygı göstermez. Arabalarda özel sandalyeleri olmaz; ya ayakta durmaları gerekiyor veya anne ve babalarının kucağında oturmak zorundadırlar. Bir toplulukta konuşma hakları yoktur; konuşsalar bile hiç kimse sözlerine önem vermez.

Görüşme ve konuşmalarda onlara karşı saygılı davranılmaz. Onlara selam verilmez, teşekkür edilmez, Allah’a ısmarladık  denmez,işte bu çocuğun dünyasında üzücü tesirler bırakır.Çocuklara saygı göstermeyen yetişkinler,çocuklardan saygılı davranışlar  beklemeye hakları yoktur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s