-HER KARANLIĞIN BAĞRINDA BİR FECR SAKLI- "İM JEDEN DUNKELHEİT VERSTECKT EİN SONNENAUFGANG "

—-DEĞER !!!—-???

anne

 

 

Değer vermek!

Değer vermenin mânasını ve derinliğini kavrayamamış bir insan onu nasıl taşıması gerektiğini ve onu nasıl sunması gerektiğini de de bilemez.

Bugün değerini kaybetmiş insan onu farklı mecralarda aramaya koyulmuştur.

Evlatlarını para ile ,eşya ile kısacası dünya ile mutlu etmeye çalışan anne babalar,maddenin doyumsuzluğuna evlatlarını mahkûm etmişlerdir.

 

Asla bitmeyecek dünya işleri için saatlerce yavrularını televizyonun ekranına mahkûm eden anneler,dizilerini veya maçlarını heyecanla izlemek için yavrularının milyonlarca beyin hücrelerini bilgisayara,cep telefonuna vesaireye mahkum eden babalar, acaba ileriki yaşlarında yavruları kendilerine ilgisiz kaldıklarında  şikayet etmeye hakları olabilecek midir ? 

 

Evlatlarını maddeyle mutlu edenler gün gelir de sundukları imkânların  yarısını dahi veremediklerinde, canlarından olan evlatlarının kendilerine nasıl en büyük hasım olduklarını göreceklerdir.

Çünkü insan doyumsuzdur.

 

Yüceden gelen Yüceye bağlanmalıdır.

 

Halbuki değer vermenin güzelliğini ve ukbaya uzanan bu kutsal  emeği hisseden bir çocuk ,ailesine karşı,çevresine karşı,insanlığa karşı ve eşyaya karşı olan duruşunu her daim gözden geçirecek ve almış olduğu bu sevgi menbağını çevresine sunmaya gayret gösterecektir.

Çünkü tatmayan bilemez ama o  tatmıştır ve bu tadı almıştır.

Değer emanetinin niçin bu kadar önemli olduğunu ve nasıl taşınması gerektiği ona Yüce Kur’an’ın  sahifelerinden öğretilmiştir.

 بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

 فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَأَنبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًا وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّا كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا الْمِحْرَابَ وَجَدَ عِندَهَا رِزْقاً قَالَ يَا مَرْيَمُ أَنَّى لَكِ هَذَا قَالَتْ هُوَ مِنْ عِندِ اللّهِ إنَّ اللّهَ يَرْزُقُ مَن يَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ

Böylece Rabbi onu (Meryem’i, annesinden) güzel bir kabûl ile kabûl etti ve onu güzel bir bitki (bir çiçek) gibi yetiştirdi; ve onu (akrabâsı bulunan) Zekeriyyâ’nın himâyesine verdi. Ne zaman Zekeriyyâ onun yanına ma’bede girse, yanında bir rızık bulurdu. ‘Ey Meryem! Bu sana nereden (geldi)?’ derdi. (O da:) ‘Bu, Allah tarafındandır!’ derdi. Şübhesiz ki Allah, dilediğini hesabsız olarak rızıklandırır.

ÂLİ İMRÂN – 37  Hayrat Neşriyat Meali

Kendisine sunulan değer duygusunun güzelliğinin, Yüce Sahibi olan Allah’ın hediyelerinden bir hediye hikmetlerinden bir hikmet olduğunu kavrayacak ve bu değerin hiçbir şeyle asla değişemeyeceğini anlayacaktır.

İşte bu çocuk kendisine hiç bir maddi imkân sunulmasa  dahi , kendisine neden değer verildiğinin manâsını ve yüceliğini anlayacak,  kendi  ellerinin anne babasının  ellerine nasıl alınıp, yürekten gelen bir sevgi ve tebessümle  gözlerinin içine nasıl büyük bir sevgiyle bakıldığını asla unutmayacak ve bu anların anlamını en güzel bir şekilde   anlamlandırabilecektir.

Değer verilmenin hissiyatını hücrelerine kadar hissetmiş bir çocuk için  bu anın yerine geçebilecek maddi anlamda hangi değer vardır?

Çünkü o dünyadaki değerlerden ve şöhretlerden daha büyüğünün anne babasının yüreğinde nasıl var olduğunu her zaman bilecektir.

O yüreğine kondurulmuş ve sarmalanmış değer duygusunun onu nasıl dünyadan ukbalara bağladığını hissedecektir.

Madde kafesini yarıp mânayla bütünleşecektir.

Değerini kaybetmiş insanlığa ,değerli çocuklar ve nesiller yetiştirmek duasıyla.

                                                               Fecr Anasayfa

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s