-HER KARANLIĞIN BAĞRINDA BİR FECR SAKLI- "İM JEDEN DUNKELHEİT VERSTECKT EİN SONNENAUFGANG "

ZEYNEP EL GAZALİ VE “ZİNDAN HATIRALARI ” HÂLA OKUMAYANINIZ VAR MI ?

Zeynep El Gazali  ,topraklarımızda , adını  “ZİNDAN HATIRALARI” isimli kitabıyla duyuran direniş timsali onurlu Mü’mine,Mücahide,Alime ,onurlu izzet ve şerefli bir dava insanı dır.

Asrımızın aktif ve seçkin İslâm davetçilerinden biri olan Zeyneb MUHAMMED el-Gazali el-Cubeyli, 2 Ocak 1917 yılında Mısır’ın başkenti Kahire’nin kuzeyinde yer alan el-Buheyre vilayetinin Meyyit Yaiş köyünde dünyaya geldi.

Soyu İkinci Halife Hz. Ömer’e dayanan Zeyneb Gazali’nin aynı zamanda, peygamber Efendimiz’in torunu Hz.Hasan ile de soy bağı vardır. Ezher Üniversitesi’nin âlimlerinden olan babası, kızının yetişmesine ve İslâmî bir bilinç kazanmasına büyük önem verdi. Meşhur sahabe kadınlarından Nesibe bintu Ka’b’ı kendine örnek alması ve onun gibi fedakâr, gayretli biri olması için kızına çoğu zaman onun adıyla hitap etti.

Zeyneb Gazali, on yaşına geldiğinde babası vefat etti. Annesi ve iki kardeşleriyle birlikte Kahire’ye göç etti. 12 yaşına geldiği sırada bir gün caddeye çıkarak okul aramaya başladı. Bir kız okulu buldu ve müdürle görüşüp okula kabul edilmesini istedi. Ağabeylerinin bu konudaki farklı tutumlarından da söz etti. Müdür onun pamuk tüccarı olan dedesini ve Ezher âlimlerinden olan babasını tanıdı, çocuğun zekâsı da ilgisini çekti.

Okumasına destek veren ağabeyi’nin gelip kendisini okula yazdırmasını istedi. Bu hadiseden sonra birinci sınıftan okula başlayan Zeyneb iki ay sonra bir imtihanla ikinci sınıfa geçti. Bir yandan resmi okullarda tahsilini sürdüren Zeyneb Gazali, bununla yetinmeyerek ayrıca dinî ilimlerde medrese âlimlerinden özel dersler aldı.

Zeyneb Gazali liseyi bitirdiğinde, Hudâ Şa’ravi’nin başkanlığındaki Kadınlar Birliği’nin üç kız öğrenciyi Fransa’ya göndermek istediğini öğrendi ve bu ekibin içinde yer almak için müracaat etti. Bu müracaatında Hudâ Şa’ravî’yle görüştü, o da kendisiyle yakından ilgilendi ve Fransa’ya gidecekler listesine aldı.

Bir ay sonra yola çıkılmadan hemen önce Zeyneb rüyasında babasını gördü. Babası kendisine: “Fransa’ya gitme, ALLAH sana Mısır’da daha hayırlı bir karşılık verecektir” diyordu. Bu rüya üzerine özür dileyerek Fransa’ya gidemeyeceğini açıkladı. Zeyneb’in böyle bir açıklamada bulunması, ona büyük ümit bağlayan Huda Şa’ravî’yi şaşkına çevirdi.

Zeyneb Gazali, Fransa’ya gitmemekle birlikte Kadınlar Birliği bünyesinde çalışmaya devam etti. Ancak teşkilattaki bazı kadınlar onun faaliyetine itiraz ediyorlardı; çünkü konuşmaları çoğunlukla İslâmî bir içerik taşıyordu. Öte yandan üyesi olduğu teşkilat ise feminist ve modernist görüşleriyle tanındığından, Ezher âlimleri de böyle bir teşkilatın mensubu olan Zeyneb Gazali’nin camilerde vaaz vermesine karşı çıkıyorlardı. Böyle iki itiraz arasında kalan bu genç hanım her şeye rağmen çalışmalarını sürdürdü ve Kadınlar Birliği üyesi birçok bayanı görüşleriyle etkiledi.

Zeyneb Gazali, ilk çalışma yıllarında Hüda Şaravi’nin başkanlığını yaptığı “Kadınlar Birliği”nin en genç üyesi iken, 1937 yılında Ezher Üniversitesinde dinlediği konferansların etkisi ile, bu teşkilattan ayrılıp Ezher’in İslam Hukuk Fakültesi’nde “Müslüman Kadınlar Birliği”ni kurduğunda henüz yirmi yaşında idi. Mısır’da İslâmi ve siyasi alandaki çalışmalarıyla ortaya çıkan bu birlik, ülkenin siyasi hayatında çok önemli roller üstlendi. Gerçekleştirdiği protesto eylemleri ve mitinglerle kısa zamanda Mısır siyaset gündemine oturdu.

Bu birlik, bünyesinde topluma bilinçli, duyarlı ve bilgili kadınlar kazandırmaya başladı. Bu cemiyeti kurmasından bir yıl sonra Müslüman Kardeşler cemaatiyle irtibata geçti. Bu cemaatin kurucusu İmam Hasan el-Benna kendisine aralarına katılmasını ve Müslüman Bacılar bölümünün başkanlığını yapmasını teklif etti. Zeyneb Gazali, bu teklifi geri çevirdi.

Zeyneb Gazali, çağdaş alimlerden Hafız et-Ticani ile, onun vefatından sonra ise hayırsever ve zengin bir kişi olan Seyyid MUHAMMED Salim ile evlendi. Bu evliliklerinde hiç çocuğu olamayan Zeyneb Gazali, bütün Müslümanlara karşı bir ana şefkati beslemekteydi.

Bir kaza sonucu ağır yaralanan Zeyneb Gazali, sağlığını yeniden kavuştuğunda, ömrünün kalan kısmını sahabe kadınları örnek alan hanımlar yetiştirmek için adamış bir davetçi, dava önderi gibi daha çok çalışmaya başladı.

1938 yılında Müslüman kardeşlere katıldı. Abdunnasır, Müslüman Kardeşleri dağıttığı ve bütün mallarına el koyduğunda Zeyneb Gazali’nin kocasının servetini de devletleştirdi. Oturduğu evine ve Zeyneb Gazali’nin özel eşyalarına el konuldu.

1951-1958 yılları arasında “Müslüman Hanımlar” isimli bir dergi yayınlayarak, Müslüman kadının problemleri üzerinde durdu.

1959 yılında daha önce dağıtılan Müslüman Kardeşleri yeniden düzenlemede aktif bir rol oynadı ve bu işe öncülük etti. Tutuklanmış ve mahkum olmuş Müslüman kardeşlerin ailelerini gözetti ve ihtiyaçlarını karşılamağa çalıştı. Evi, Abdunnasır tarafından zindanlara atılan Müslümanların geride kalan çocuklarının sığındığı sıcak bir yuva ve himaye gördüğü bir yer oldu.

1965 yılında Müslüman Kardeşler’in bir çok üyesiyle beraber Zeyneb Gazali de tutuklandı. Her türlü eziyet ve işkenceye maruz kaldı. ALLAH yolunda sayısız kırbaç yedi ve türlü işkencelere uğradı. Defalarca falakaya yattı. Soğuk günlerde buz gibi sulara batırılıp saatlerce ve günlerce bekletildi. Erkeklerden bir çoğunun sabredemediği şartlara büyük bir azim ve cehtle katlandı. Zeyneb Gazali tüm eziyetlere rağmen imanlı bir neslin yeşermesi için büyük çabalar gösterdi.

Ömür boyu mahkum edilmesine karşın 6 yıl ceza evinde kaldıktan sonra 1971 yılında serbest bırakıldı.

Bu değerli insan, bunca zulüm ve işkenceye katlanarak inandığı davası içerisinde her zaman ön safta durdu. Zulme boyun eğmeyen şahsiyetlerin yetişmesinde büyük emek verdi.

Bu kadar sıkıntı çekmesine rağmen davasının üstün ve Hakk olduğun bilen Gazali, daha geniş bir coğrafyada hizmetlerini sürdürdü. Arabistan’dan Amerika’ya kadar birçok ülkede çalışmalarda bulundu.

Kutlu yolun yolcusu Zeyneb Gazali, hayatının son yirmi yılında, büyük dava adamı Şehit Seyyid Kutup’un kız kardeşi Emine Kutup ile birlikte genç hanımlara yönelik ilmi çalışmalar yaptı. Genç hanımlara verdiği dersleri daha sonra kitaplaştırarak Kur’an’a Bakışlar ismini koydu. Böylece Zeyneb Gazali hazırladığı bu tefsirle, çağdaş hanım müfessirler arasına girdi.

Mekke-i Mükerrem ve Peygamber aşığı olan Zeyneb Gazali, 39 kez Hacc ve 100’e yakın Umre vazifesini yerine getirdi.

Davet amaçlı çok sayıda konferans veren, kitap ve makale yazan, seyahat gerçekleştiren Zeyneb Gazali’nin, ‘Gençlerle Mektuplaşmalar’, ‘Zindan Hatıraları’, ‘Müslüman Aileye Doğru’ ve ‘Yeniden İslami Dirilişe’, ‘Yeni Bir Konuya Doğru’ adlı kitapları yayınlandı.

Özellikle zindanlarda yaşadığı işkence ve zulümleri anlattı, ‘Zindan Hatıraları’ adlı kitabı ile Müslüman kadının duruşunu ve şahsiyetini göstererek tarihe müstesna bir iz bıraktı, örnek ve önder kadınlardan biri oldu.

İslam coğrafyasının her tarafında tanınan ve sevilen bir kadın davetçi olan Zeyneb Gazali, 3 Ağustos 2005 yılında 88 yaşında iken hakkın rahmetine kavuştu. Kahire’nin doğusundaki Nasr kentinde Rabiatu’l Adaviyye camiinde kılınan öğlen namazı ardından toprağa defnedildi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s