-HER KARANLIĞIN BAĞRINDA BİR FECR SAKLI- "İM JEDEN DUNKELHEİT VERSTECKT EİN SONNENAUFGANG "

2.YAZI; “GENÇ KARDEŞLERİMİZE ,TEVHİD NEDİR? YÜREĞİNİZDEKİ İZ DÜŞÜMÜ NEDİR NASIL İFADE EDERSİNİZ DİYE SORMUŞTUK” SEMA TERZİÖZ KARDEŞİMİZİN YAZISI-

                                      

 

                                  TEVHİD VE ŞİRK

      Bu alemde her şey zıddıyla kaimdir. Beyazın ne olduğu siyah ile, sağlığın kıymeti hastalık ile bilinir. Zenginlik-fakirlik, günah-sevap, darlık-ferahlık gibi hayatımız da bu zıtlıklar üzere kuruludur. Hayat sınavımızda bu zıtlardan birinin tercihi üzere olur.

Hayat sınavımızda en çok gafil olduğumuz mesele ise Tevhid ve Şirktir.

     Şirk; Allah’a ortak ve eş koşma anlamındadır. Bunun zıttı ise tevhiddir. Fakat günümüzde şirk Allah’ı inkar anlamında kullanılmaktadır. Biz biliyoruz ki Mekke müşriklerinin çoğunun Allah’ın varlığını kabul etme konusunda bir problemleri yoktu. Allah’a iman konusundaysa problemleri büyüktü. Onlar Allah’ın varlığına inanıyor fakat yegane hüküm koyucunun Allah olduğunu kabul etmiyorlardı. Burdan hareketle şirk meselesi geçmiş zaman meselesi gibi algılanmamalıdır.

Bu problemli Allah inancının örnekleri günümüzde de görebiliriz. Hatta günümüzde hal öyle ki bu örnekleri İslam’ı reddedenlerin arasında bulabildiğimiz kadar kendini İslam alimi olarak vasıflandırmış insanların arasında da gösterebiliriz. Peki insanlar neden Allah’ın varlığını kabul ettiği halde O’na şirk koşarlar? Toplumsal bir varlık olan insandaki çoğunluğa göre hareket etme anlayışı bunun sebeplerinden biridir.

Bu anlayışa sahip insanlar toplumun reddettiği bir şeyi doğru da olsa kabul etmezler. Halbuki bu çevreyi ve toplumu yaratan da Allah’tır. Onlar haram olan bir şeye helal, helal olan bir şeye de haram deme yetkisine sahip değildir. Bunun aksini iddia edenlerse küfre girmiş olur.

Diğer taraftan kendini ilahlaştırmaya çalışan firavunlar ve bunlara köle olmaya hazır insanlara da tevhid inancını kabul etmek ağır gelir. Çağımızda da dini, politik vs. kimilkleri ile karşımıza çıkarlar. Allah’ın hükümlerini hiçe sayan bir din adamı, bir politikacı ile geçmişteki firavunlar arasında sadece zaman farkı vardır.

        Allah’ın haram kıldığı zina, içki, humar, faizi serbest bırakan yöneticileri ve bunlara tabi olanları reddetmedikçe iman etmiş olamayız.

One response

  1. Değerli kardeşimize emeğinden dolayı teşekkür ediyor,
    ilim yolunda hayırlı adımlarla ilerlemesini Rabbimizden niyaz ediyoruz.

    25 Ağustos 2011, 01:13

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s