-HER KARANLIĞIN BAĞRINDA BİR FECR SAKLI- "İM JEDEN DUNKELHEİT VERSTECKT EİN SONNENAUFGANG "

“KADIN ORADAYDI-HZ.AİŞE 8.BÖLÜM “BABADAN SONRA”

Mü’minlerin annesi daha çok gençti. Anne olamamıştı. Bir çok çocuğa annelik yapmış, yetiştirmiş, eğitmişti. İlahi hükümle müminlerin annesi ilan edilmişti. Peygamber’in gidişiyle sarsılan evlatlarını ayakta tutması, dimdik ayakta durması gerekiyordu. İnsanlar hep

“O yaşasaydı bu mesele nasıl olurdu, buna ne derdi, ne yapmamızı isterdi?” Çıkmazına düşüyor, genç annelerinin yanında soluğu alıyorlardı.

Kim olurlarsa olsunlar; genç, yaşlı, bıı genç kadın artık anneleriydi.Ayşe, Peygamber’in yalnız özel hayatını paylaşmamış;Onunla seferlere, savaşlara, görüşmelere katılmış, hayatın her aşamasını nasıl sevk ve idare ettiğine şahit olmuştu. HalkınAyşe’nin bilgisine, şahitliklerine duyduğu güven Ayşe’nin saygınlığının ve otoritesinin artmasına yol açıyordu.

Peygamber’in vefatının  ardından, babası halife olur olmaz,Peygamber eşleri, Osman’ı Ebubekir’e elçi göırdermişler,hurmalıklardaki haklarını istemişlerdi. Ayşe’nin bu olaya tepkisi,”Peygamber’in ‘Biz Peygamberlerin varisleri yoktur. Bıraktığımız bütün eşya sadakadır.’ sözlerini ne çabuk unuttunuz,sözüyle kulağının Peygamber’in sesiyle herkesten daha dolu olduğunu göstermeye yetmişti.

Ayşe ihtilafların çözülmesi, halkın boşluğa düşmemesi için evini herkese açtı. Evi Peygamber’in sıcaklığı ile doluydu.

Peygamber odanın bir köşesinde Ayşe’nin yanı başındaydı sanki. Peygamber’in kabrinin odasında olması Ayşe’ye huzur veriyordu.Peygamber’i Ayşe’ye en çok hatırlatan babasıydı. Hayatı boyu Peygamberden bir adım uzaklaşmamıştı babası. Yalnız bu son iki yıl. Halifelik yılları. Ayrılık da zaten yalnız bu kadar sürecekti. Iki yıl Peygamber’in emanetine gözü gibi bakmış,halktan tek bir ah sesi çıkmamıştı.Sonunda Ayşe’nin sevgili babası da bir gün üşütüp hastalandı.Giderek ağırlaştı. Ayşe yanındaydı. Ağlamaya başladı.Babasından öğrendiği bir şiir dudaklarından döküldü;

“İnsan gözyaşlarını saklı bulunduğu damarda ne kadar tutabilirse tutsun,sonunda onları boşaltacağı bir zaman mutlaka gelecektir.”

Ebubekir, kızının yaşlı gözlerine metanetle baktı; “Durum bildiğin gibi değildir sen bunun yerine; “Birgün ölüm sarhoşluğu geldiğinde -işte ey insanoğlu- bu senin öteden beri kaçtığın şeydir.” ayetini oku, dedi.

Son sözlerini söyledi. Peygamberin yanına defnedilmeyi vasiyet etti. O da Peygamber gibi Ayşe’ninkollarında can verdi. Peygamberin yanına defnedildi.İki dost Ayşe’nin odasında yeniden kucaklaştı.

Peygamber’in mağara dostu, kabir dostu da oldu. Ayşe’nin odası bir kez daha şereflendi. Aziz misafir iki oldu.Babadan sonra Ömer’in hilafet yıllarında da Ayşe enerjisinden birşey kaybetmeden halkı aydınlatmaya devam etti. Yetiştirmek üzere yanına aldığı çocuk veya gençlerin hem bakım ve terbiyesini  üstleniyor  hem de hadis, tefsir, fikıh, kelam  konularında sağlam bir eğitimden geçmelerine yardımcı oluyordu.

Özellikle çocuklarda doğru konuşma ve adab-ı muaşereti yerleştirmeye çok önem veriyordu.Ayşe’nin Peygamber’den aldığı bilgiyi kendine has bir kullanma, yorumlama gücü vardı. Peygamberden istifade etmiş,yanında bulunmuş bir çok kişi problemler karşısında doğrudanPeygamber’in yalnızca ne söylediği veya yaptığını aktarmakla yetinirken Ayşe, olayları doğuran farklı nedenleri, Peygamber’in hedeflediği sonuçlarr, söylenen sözün Kur’an’a uyup uymadığını da değerlendiriyor, buna göre bir sonuca ulaşıyordu.

Bunlar gerçek müctehit özellikleriydi. Hem Peygamber’in hayatı ve sözlerine, hem Kur’an ve ahkamına son derece hakim olan Ayşe’nin ilmi gücü Ömer, Ali, ibni Mesud,ibni Abbas’la aynı seviyede gösteriliyordu.

Ömer zamanında yalnızca Ayşe’ye fetva izni verilmişti. Medine’de Ayşe’nin odası büyük bir okul oluyordu.Önıer de ölümünün yaklaştığını anlayınca Ayşe’ye haber göndererek Ayşe’nin odasında Peygamber’in ayaklarının dibine gömülmek isteğini bildirdi; Ayşe’den izin istedi. Ayşe o yerikendi için saklıyordu.

Dünyada en çok sevdiği iki insanın yanına gömülmek istiyordu. Ancak Ömer’in arzusuılu geri çeviremedi;Ömer’den hayat boyu destek ve saygı görmüştü. “Ömer için kendi hakkımdan vazgeçeriın.” dedi.

Ömer de Ayşe’nin odasına defnoldu, dostlarına kavuştu. Ayşe Ömer’i hep hayırla andı.

“Allah için o iyi bir yöneticiydi ve türün tek örneğiydi,her işin ehliydi.”

Ömer’den sonra Ayşe odasında rahat edemedi. Ömer’in gözlerini üzerinde hissetti. Örtünmeden gezemez oldu. Sonunda kabirlerle arasına bir duvar örüldü. Ayşe Peygamber ve babasıyla arasındaki duvarı sevmese de buna  razı oldu. Onları daha yakınında meclislerinde, sohbetlerinde  hissetmek istedikçe duvarın  arkasına örtünerek geçti.

İLK  ACI

Osman’ın halifeliğini Avşe, Ali’ye tercih etti. Peygamber’in Osman’a gösterdiği hürmete  bizzat şahit olmııştu.

Osman ın halifeliğinin ilk altı yılı huzurluydu. Ancak ikinci altıncı yılın başlarında Ebubekir ve Ömer’in hakkında asla söylenmemiş eleştiriler duyulmaya başlandı.

Mü’minler,anneleri olarak gördükleri Ayşe’ye de bu eleştirileri taşımaya,yardımcı olmasını istemeye başladılar. Özellikle Kureyş’in öndegelen gençleri, Osman’ın Emevi soyundan olması ve yüksek makamlara Emevi gençleri atamasına büyük tepki gösterdiler.Ayşe’nin kardeşi Muhammed, kardeşinin oğlu Abdullah b. Zübeyir,bizzat Osman’ın terbiye ettiği Muhammed b. Ebi HuzeyfeOsman ın atamalarına karşı muhalefet oluşturmaya başladılar.

Ayşe kendisine ulaşan sıkıntılar  konusunda Osman’a tepkisini gösterdi fakat bir taraftanda da çıkan olayları yatıştırmaya çabaladı, hatta küçük kardeşi Muhammed’i gitikçe seslerini yükselten isyancı grupların arasından çıkması için uyardı.Ayşe Peygamber devrinde bile görülmemiş bir sıkıntının başladığını seziyordu. Müslümanlar arasrnda böyle bir kutuplaşma olabileceğini kimse tahmin edemezdi. Sorunu çözmekiçin elde tecrübe edilmiş bir formül yoktu.

Ayşe, anne olarak kendisine koşanlara Osman’ın Peygamber övgüsüne mazhar olmuş bir kişi olduğunu ısrarla hatırlatıyordu. Ama sesler kesilmiyor,olaylar büyüyordu. osman’ın katledileceği haberleriAyşe’ye ulaştığında Ayşe bunun asla kabul edilemeyeceğini,Osman’ın hataları olduğunu ancak bunun farklı şekilde çözülmesi gerektiğini anlattı…anlattı…Sonunda korkulan oldu.

İsyancılar Osman’ın evini kuşattı.Ayşe, Osman’ a zarar verilmemesi için telkinlerde bulunmaya devam etti. Fakat kimse birbirine sesini duyuramıyordu. Kör bir duvar tutuyordu sesleri… Ortalıkta kargaşa hüküm sürüyordu.Olayların çığırından çıktığını gören Ayşe, taraf olması durumunda işlerin hepten sarpa saracağı çekincesiyle her yıl olduğu gibi Hac için Medine’den ayrılarak olayların içinden uzaklaşmayı tercih etti.

8.BÖLÜMÜN SONU

“KADIN ORADAYDI “VAHİY SÜRECİNDE KADIN ROLLERİ” ELEST YAYINLARI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s