-HER KARANLIĞIN BAĞRINDA BİR FECR SAKLI- "İM JEDEN DUNKELHEİT VERSTECKT EİN SONNENAUFGANG "

“KADIN ORADAYDI” HZ.AİŞE 5.BÖLÜM

AYŞE ÖĞRENİYOR

Ayşe’nin odasında bir kaynak vardı.

O kaynakta her gün yeniden yıkandı ve arındı.

Üzerinde sersemlik, sarhoşluk, dalgınlık yoktu.

Kaynaktan ne fışkrrıyor, ne buluyorsa özüne katıyordu.

Başı boş akıp gitmesine razı olunmayacak kadar

değerli idi her damla. Yalnızca bir rastlantı sonucu

bu kaynağın başında olmadığının farkındaydı.

İlahi hikmeti keşfediyor, Ayşe olarak neyi ne kadar

alması gerektiğini biliyordu. Gelen vahyi çoğu zaman

Peygamber’den sonra ilk o duyuyor, çıkan problemler

hakkında Peygamber’in hükmünü ilk o işitiyordu.

Duyduğunu kolayca hafızasına alıyor ve zihninde

birçok yönden süzeçten geçiriyordu.

Sormaktan yorulmuyordu.

Peygamber soran, sorgulayan Ayşe’ye büyük bir sabır ve

güler yüzle cevap veriyor,

kendisiyle tartışmasına müsaade ediyor, o ikna olana kadar

ondan yüz çevirmiyordu.

Birgün okuduğu:

” Onlar Allah’a döneceklerinden dolayı yapmakta

oldukları işleri kalpleri titreyerek yaparlar”

ayetini anlayamayıp Peygambere:

“Ya Rasulullah, bundan murat hırszlık ettiği, yahut zina işlediği

halde Allah’tan korkan mı?” diye  sormuştu.

Peygamber:

“Hayır Ebu Bekir’in kızı! Hayır Sıddık’ın kızı!

Bundan murat, Allah’tan korkarak namaz kılan,oruç tutan,

sadaka verendir”.demişti.

Bir keresinde de Peygamber şöyle buyurmuş:

“Mutedil olun! Halkı yakınlaştırmaya çalışın ve onlara

iyi meziyetlerinden dolayı değil ancak, ilahi lütuf ve

rahmetten dolayı Cehenneme girmeyeceklerini söyleyin.

” Ayşe hemen sormuştu:

“Ya Rasulullah bu senin için de geçerli mi?”

Peygamber: “Evet ben de onun af ve rahmeti için dua ediyorum”

demişti.

Ayşe’nin soruları yanlız onun zihnini aydınlatmıyor,

öğrenme dönemini yaşayan müslümanların ortak meselerini

çözüyordu.

“Ya Rasulullah, nikah için kadının rızası alınmalıdır,

buyuruyorsunuz.

Fakat kadın utanır ve bu yüzden susar.” deyince

Hz. Peygamber; “Sükut rızadır.” buyurdu.

Akılla elde edilecek aşamaları çok hızlı geçen Hz.Ayşe,

duygu ile elde edilecek aşamalarda daha çok tökezliyordu.

Eşine ve Peygambere en yakın olmak istiyordu.

Peygamber’in etrafinda pervaneydi.

Bütün varlığı, benliği ile O’na yönelmişti.

Bilgide olduğu gibi sevgide de aza yetinecek insanlardan değildi.

Ancak gün geçtikçe Peygamber’i daha çok eşle paylaşması

gerekiyordu. Asalet ve fazilet timsali bir babanın kızı olan

Ayşe,

bu yüzden bazen hırçınlaşıyor, kıskançlık kirizlerine giriyor,

Peygamber’e türlü kapris yapmaktan geri durmuyordu.

Bir gün Aişe Peygamberin yeni eşi  Safiye’ye

” kısa boylu ” dedi

Peygamber Ayşe’yi derhal uyardı:

“Ey Ayşe öyle birşey söyledin ki,

o (denize düşseydi) denizin bütün sularını kirletir.” buyurdu.

Ayşe kendine bunu söyleten kıskançlık duygusunun ezikliğiyle:

“Ben sadece gerçeği beyan ettim.” dedi.

Peygamber Ayşe’ye olan bütün toleransına rağmen bu tarz

davranışların asla kabul edilemez olduğunu

net bir şekilde açıkladı.

ve: “hiçbir menfaat bana başkası hakkında kötü söz söyletemez”

buyurdu

Bir defasında da altın bilezikler takmıştı koluna,

fakat peygamber bundan hoşlanmamış onun yerine

yabani yoncadan yapılıp, safranla boyanmasını tavsiye ettiği basit

takılar takmasını istemişti. Peygamber, ailesinin temiz bünyesinde

yeşeren ayrık otlarını

derhal temizliyordu.

Ayşe, Peygamber’in yaşamadığı hiçbir şeyi söylemediğinin

ve güzel ahlaktan üstün hiçbir meziyet tanımadığını biliyordu.

önemsiz görünen, farkında olmadan sarf edilen nahoş bir

edayı, bir bakışı, bir sözü hemen doğrusuyla düzetiyordu.

Bir defasında Ayşe’nin hücresinden bir şey çalınmıştı.

Ayşe hırsza lanet etmekte iken Peygamber,

“Hırsıza lanet ederek günahından pay alıp sevabını kaybetme.”

demişti.

Ayşe ilk kez duyduğu bir sözü yahut yeni öğrendiği bir bilgiyi

Peygamber’le serbestçe tartışıyor, o konuyla ilgili kalbi yatışana

kadar soru sormayı bırakmıyordu.

“Ya Rasulullah! Cenab-ı Hak; ‘O gün yer gök bambaşka

olacak, bütün yaratılmışlar Allah ın huzuruna çıkacak,’

buyuruyor.

Mademki yer gök olmayacak, o zaman insanlar nerede bulunacak?”

“Sırat üzerinde.”

Ayşe dinin kendisinde tamamlanacağı  Peygambere Hatice’den

sonra en yakın kişi olmuştu.

Peygamberliğin ilk günlerinde yalnız bir adam olan Peygamber’e

müşfik ve dayanıklı bir destek lazımsa,

şimdi büyük bir kısmı oluşmuş bir dini kendi kavrayış gücüne yakın bir

kavrayışta kavrayıp, aynı güçte  aktarabilme gücüne

sahip belleği,muhakemesi, güçlü bir destek lazımdı.

Ayşe Peygamber’in gönlüne hoş gelen bir eşti ve

aynı zamanda bu özellikleri haiz genç bir yardımcıydı.

Vahiy en çok onun hanesinde Peygamber’e iniyordu.

İnsanlara Rabbinden gelen son mesajların

Peygamber’den sonra en yakın muhatabı Ayşe’ydi.

Ne varsa insanlık adına yaşanan, yaşanacak,

yaşanması muhtemel sancısı, sarsıntısı önce

Peyamber ve yakınlarının hayatları üzerinde

bir şekilde zuhur diyordu.

Bundan payına en çok hisse düşecek olan Ayşe’ydi.

İslam’ın en zor, en meşakkatli günlerinde Ayşe ,

belki yeni dünyaya gelmiş belki de daha çocuk sayılabilecek yaştaydı;

yaşananlar onu çok etkilememişti.

Şimdi o günleri yaşamış çoğu müslüman için hayat yoluna girmiş,

kolaylaşmıştı…

Ancak Ayşe için zor günler yeni başlıyordu.

5.Bölümün sonu

“Kadın oradaydı”vahiy sürecinde kadın Rolleri” Elest yayınların’dan

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s