-HER KARANLIĞIN BAĞRINDA BİR FECR SAKLI- "İM JEDEN DUNKELHEİT VERSTECKT EİN SONNENAUFGANG "

“KADIN ORADAYDI” HZ.AİŞE 4.BÖLÜM-“SEVGİ SÖZLERİ”

SEVGİ SÖZLERİ

Hz.Ayşe Peygamber’i genç kalbiyle bütün gücüyle sevdi.

sevilme arzusunu dile getirmekten duygularını Peygamber’e

açmaktan, sevgisine karşilık istemekten çekinmedi:

– Bana olan aşkın neye benzer?

– İpteki sıkı bir düğüme.

– Ya bu nasıldır?

– Daima aynı.

Peygamber eşleri arasında kendi sevme ve sevilme hakkını aramaktan

bir an geri durmadı.

Onlar arasında  yerinin farklı olduğunu hep duymak, bilmek istedi

Bunu Ayşe zekasına, Ayşe diline yakışır biçimde yaptı. Ayşe birşey

anlatmak istiyorsa bu çok iyi anlaşılmalı, kimse bir daha bu durumu,

bilmezden, görmezden gelmemeliydi.

“Ya Rasulullah lütfen bana bildirir misin? Sen bir vadiye insen de

orada iki çeşit ağaç bulsan biri üzerindeki mahsulü yenmiş biri

yenilmemiş. Deveni hangisinde yayar, otlatırsın?’

Peygamber A.S  cevap verdi.

“Başkası tarafindan otlatılmamış tarafta.”

Hz. Ayşe cevap verdi.

“İşte ben o ağacım.”

Sevgisini göstermekteki cesareti, coşkusu, taşkınlığı, onruna düşkün

Ayşe’yi zaman zaman güçsüz, çaresiz bıraktı.

Uyanıp Peygamber’i yanında bulamadığı bir gece telaşla karanlıkta

ellerini sağa sola uzatarak aramaya başladı; ancak birden Peygamber’in

ayağı eline geldi. Peygamber’in secdede olduğunu

anlayınca çok utandı, “Ben ne yapıyorum Ya Rabbi”

diyerek tövbe etse de benzer durumlar tekrarlandı. Yine kıskançlıktan

ne yaptığını bilemeyip Peygamber’i takibe koyulduğu birgün yakalandı.

Peygamber ona, bu duygunun şeytandan bir vesvesesi olduğunu

anlattı. Ayşe, Peygamber’in sözüne kulak verdiyse de bu duyguyu alt

etmesi kolay olmadı.

Peygamber için de Ayşe diğer eşlerinden farklıydı.

Onun için coşku ve heyecan kaynağıydı. Bitmek tükenmek bilmeyen

enerjisi, Peygamber’i zahmetli ömrünün kederlerinden uzaklaştırmıştı.

Ayşe’yi çok iyi anlamıştı. Ayşe’nin de kendisindeki üstün yönleri fark

edip doğru kullanmasını sağlamak istiyordu. Bu yüzden Ayşe’nin

başkalarına çılgınca gelebilecek davranışlarınr O, sadece tebessümle

karşıladı; büyük bir sükunetle onu yatıştırmayı her zaman başardı.

“Senin benden ne zaman hoşnut olduğunu, ne zaman sinirlendiğini

rahatlıkla anlıyorum.

– Bunu nasıl biliyorsun?

– Benden hoşnut olduğun zaman yemin ettiğinde; ‘Muhammed’in

Rabbine yemin olsun ki hayır.’ diyorsun. Kızgın oldugunda

ise; ‘İbrahim’in Rabbine yemin olsun ki hayır.’ diyor-

Sun.”

Peygamber, bir yandan ilahi adaleti küstürecek bir tavırdan kaçınırken

diğer yandan Ayşe’nin aşkının karşılıksız olmadığını gösterecek

jestlerden kaçınmadı. Amr b. As, Zât-ı Selasil gazasından döndüğünde

Rasulullah’ın huzurundayken sordu:

“Ya Rasulllah, Ashab içinde size en sevimli kimdir?

– Ayşe’dir.

– Erkeklerden kimdir?

-Ayşe’nin babası.”

Bir defasında da Ayşe Peygamber’le birlikte seyahate çıktı.

Devesi azgınlaşıp Ayşe üzerinde olduğu halde süratle koşmaya

başladı. Peygamber yerinde duramayarak; “Eyvah kadıncığım, zevcem,

gelinim.” diye bağırdı.

Peygamber’le Ayşe arasrnda özel bir dil kurulmuştu. Peygamber

Ayşe’nin kendisiyle rahat bir tonda senli benli konuşmasına

engel olmadı. Ayşe’nin kişiliğini ezecek hiçbir baskı yapmadı. Öyleki

birgün kapıdan geçen babası Ebubekir kızının Rasulullah’la gayet

yüksek bir tonda konuştuğunu işitti… Odaya daldı ve “saygısız” diyerek

Ayşe’nin üzerine yürüdü. Peygamber Ebubekir’in önünü kesti.

Ebubekir çok kızgın bir şekilde odadan ayrıldı. Ardından Peygamber

şaşkınlık geçiren Ayşe’e gayet sakin; fakat sevgi dolu bir ifadeyle “Seni

nasıl korudun ama.” deyince Ayşe gülmeye başladı.

Başka birgün Ayşe bir cenazede dönüşü kapıdan girdi  ve başını tutup

“vay başım” diye sızlanmaya başladı. Peygamber Ayşe’yi böyle görünce

takılmadan duramadı: ‘Sen benden önce ölsen de, seni kendim

yıkasam, kendim kefenlesem, üzerine namazını kılsam, kendim

defnetsem olmaz mı?” Bunun

üzerine Ayşe Peygamber’in Ayşe’den duymaktan hoşlandığ cesur ve

alaycı cevaplardan birini verdi: “Vay başıma gelenlere bana öyle geliyor

ki bu işlerin hepsini yaptıktan sonra benim

evime dönüp kadınlardan biri ile sabahlayacaksındır.”

Ayşe’nin Peygamber’e düşkünlüğü herkesten üstündü. Artık iyice

yaşlanmış olan Sevde, anne gibi sevdiği Ayşe’ye kendi hakkı olan günü

de verdi. Böylece Ayşe Peygamberle

herkesten çok beraber olma şansı buldu. Ayşe’nin içindeki ateşin,

yakan değil ısıtan, aydınlatan bir ateşe dönmesi için buna ihtiyacı

vardı. Peygamber’den geriye daha çok iyilik, güzellik kalsın diye Ayşe’ye

bu lazımdı.

4.BÖLÜMÜN SONU

“KADIN ORADAYDI” VAHİY SÜRECİNDE KADIN ROLLERİ- ELEST YAYINLARI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s