-HER KARANLIĞIN BAĞRINDA BİR FECR SAKLI- "İM JEDEN DUNKELHEİT VERSTECKT EİN SONNENAUFGANG "

SUSMA ! OKU HAFIZ !

Susma !Oku Hafız

Bilelim evrensel YAZGIMIZI.

Ya-Sin…

Yüreğin titriyor.

Bu aşkı taşımaya gücün yeter.

Batan şeyleri sevme sakın Adın:İBRAHİM

Bak Nemrud’un kartalları yüreğimin peşinde.

Asiye’yim Asi’ye  zulüm  odalarında,

İmrü’l Kays’ın kadınları utandırıyor beni.

Bir miraç gecesi Muhammed’e A.s  tutunmak isterim.

Zulmün karanlığından sıyrılmak isterim.

Bugün daha bir düşünceliyim.

Bugün daha bir yalnız.

Bir şeyler söyle susma!

Bir şeyler oku Hafız!

Kabil’in Habil’e attığı taşı anlat.

Yakub’un Yusuf için döktüğü yaşı anlat.

Musa’nın asasını, melikenin tahtını,

Tufan günü yaşanan, o pürtelâşı anlat.

Er-Rahman…

Her an,

Tükeniyorum Hafız!

Buram buram toprak kokuyor odam.

Ölüme hazır mıyım?

Bilemiyorum, yalnız…

Bir şey var yüreğimi gün be gün kundaklayan.

Kaçıp kaybolmakla kalıp susmak arasında

Kıstırıldım şuracıkta, bütün gençliğim talan.

Fişlenmişim bir vakit namazı sonrasında.

Her yanım sobelenmiş çağdaşlar tarafından.

Bıraktı mı beni ahhh! Bırakmaz bildiğim gerçek.

Eyyub’un sabrı nerde kurtlar beni bitirecek.

Nerde benim cennet aşkım; cehennem korkum heyhaaaat!

Korku ümit arasında nasıl yaşanırdı hayat?

Oku hafız! Bileyim evrensel yazgımızı.

Oku ki bir Meryem zuhur etsin kalbimde.

Şuara sussun… İkiye bölünsün ay…

Ve büyük göç başlasın medeniyet şehrine.

Ha-Mim…

Bilirim…

Dinim dinlerin garibi.

Sımsıkı sarılmak gerek Allah’ın ipine.

Gözyaşıyla abdestini tazeleyen derviş gibi,

Uyandım ve kulak verdim biricik sahibime.

Mürteci olduğumun kapı gibi belgesi

Secdeye varmış dizlerimin üzerindeki nasır

Budur…

Budur, koskoca devletimin kaygısı.

Bu kafa hangi kafa; bu asır hangi asır.

Bilimin adamları, bir apolet umuduyla

İyiliğimi istiyorlar.

Vermem, vermeyeceğim!

Çoğaldıkça zayıflıyor putların gürültüsü,

Çiğnetir miyim tanklara kalbimdeki Kudüs’ü…

Gökyüzü kimlerin malıdır artık böyle!

Süleyman Nebi mührü bak kimlerin elinde.

Dalkavuk aydınlarım, olabildiğince pişkin.

Mehdilerim kayıp, cemaatlerim şaşkın.

Haykır Hafız! Kudursun, kinlerinden yoldaşlar.

Benim başım olamaz, bu denli kokmuş başlar.

Yunus’u sahillere taşıyan Yunus kadar

Gözü tok bir hamalım ben. Sadık ve itaatkâr.

Elif-Lam-Mim…

Duyabilseydim,

Davud’un sesinde yayılan sırrı,

Belki daha iyi anlardım filozoftan

İlahi söze sadık babayı ve oğulu.

Mesken tutardım kendime Zekeriya’nın

Cennet bahçesi diye sığındığı kovuğu.

Öylece durma Hafız! Çağır ebabilleri,

Ruhumu çiğnemeden Ebrehe’nin filleri

Zeytin dalını kargalar, baykuşlara uzattı

Beni de örümceğin sadakati kuşattı.

2 responses

  1. Öznur Toprakçı

    BURAM BURAM TOPRAK KOKUYOR ODAM
    ÖLÜME HAZIR MIYIM?
    BİLEMİYORUM…

    ÇOK ETLİLEYİCİ GERÇEKTEN..ÖLÜME HAZIR OLMAK???
    O BURAM BURAM TOPRAK KOKUSUNU HER DAİM ALABİLSEK KEŞKE DE,ÖLÜM BİR AN OLSUN AKLIMIZDAN ÇIKMASA…

    05 Ekim 2010, 23:44

    • YERYÜZÜ YENİDEN DOĞMAK İÇİN ÖLÜME HAZIRLANIYOR.
      MEVSİM SONBAHAR,
      MEVSİM HAZAN.
      YAPRAKLARIN HER YERE DÜŞÜŞÜ İNSANA DÖNÜŞÜ HATIRLATIYOR.
      DÖNÜŞÜMÜZ SAHİBİMİZLE BULUŞMAYI HATIRLATIYOR.
      SAHİBİMİZLE BULUŞMAYA HAZIR OLACAKMIYIZ ?

      05 Ekim 2010, 23:56

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s